MHP Erdemli İlçe Başkanı Bekir Özsu Fransa Yönetiminin Türkiye’ye bakış açısını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek yazılı basın açıklamasında bulundu.
2011-12-27 - 14:21
MHP Erdemli İlçe Başkanı Bekir Özsu Fransa Yönetiminin Türkiye’ye bakış açısını net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek yazılı basın açıklamasında bulundu.
Özsu; “Fransa ulusal meclisinde geçen hafta 25/12/2011 tarihinde alınan ve 46 oyla kabul edilen Ermeni soykırımı yoktur demenin suç sayılacağı meclis kararı Fransa yönetiminin Türkiye’ye bakış açısını net bir şekilde ortaya koymuştur.
Tabi bu olayın hemen ardından Fransa’ya karşı yaptırımlar gündeme gelmiş, fakat bunların hiç birisi özde değil sözde kaldığı çok ortada olduğu gözükmüştür.
Bilinmelidir ki, Fransa mallarına veya başka bir şekilde ruh dünyamızda oluşturulacak Fransa boykotu hiçbir şekilde suratımıza batının bir şekilde başka başka yöntemlerle söylediği soykırımcısınız yalanını silemeyecektir.
Silemeyecektir dedik çünkü Batı hayranlığı, AB hayranlığı, batının bize hakareti popülist politikalar uğruna unutulacaktır.
Biz Türk milleti olarak tarihin hiçbir döneminde yaşanan tüm büyük savaşlar, hadiseler döneminde hiçbir millete, hiçbir devlete her ne şekilde olursa olsun zulüm, işkence ve batının kendi kültürüne ait olan ve de uyguladığı, yaptığı ve SOYKIRIM olarak tanımladığı hadiseyi uygulamamıştır.
Herkes çok iyi biliyor ki 1915 yılı Osmanlı Türk Devleti döneminde ki yaşanan olaylar belgelerle kanıtlanmıştır ki, bu dönemle ilgili tarihsel bilgi ve arşivler çok açıktır bu konuda Türk milleti suç işlememiştir.
Ermeni kartı gelecek yüzyılların politik aracı olarak batı tarafından sürekli kullanılacaktır. 1. Dünya savaşında Ermenilerin Ruslarla işbirliğinin ortaya çıkması ve parçalanmış bir Osmanlıdan toprak koparmak isteyen Ermenilerin savaş sırasında Osmanlıyı hançerlememesi için güvenlikleri alınarak güvenli yerlere göçü (tehcir) gerçekleştirilmiştir. Fakat tarihi belgelerle ve arşivlerle ortaya çok açıkça ve şeffaf bir şekilde konulmuştur ki, o dönemde mağdur olan Türk milletinin kendisidir. Ermeniler bir çok köyde ve geçtikleri yerlerde vatandaşlarımızı diri diri yakmış, kazığa çakmış, kuyulara gömmüştür. Anadolunun Van, Erzurum, Iğdır, Kars ve bunlara bağlı köylerinde büyük hadiseler yaşanmış bununla ilgili kötü hatıralar taşlardan topraklardan silinmemiştir. Halen yüksek kayalıklardan Anadolu insanının işkenceye, tecavüze uğrayan hazin çığlığı yankılanmaya devam etmektedir.
Gelin görün ki bugüne kadar Türk Devletini aciz bir şekilde yöneten ve dış politikada teslimiyeti başarı olarak atfeden gelmiş geçmiş hükümetler, üzerine düşen görevi yerine getirememişlerdir.
Batı ülkeleri geçmişte yaptıkları sömürge politikalarını demokrasi algısıyla insanlığa yutturmaya çalışmaktadır. Fransa’nın daha 80 yıl öncesinde Cezayir’de uyguladığı katliamın kan kokusu başta Sarkozi’ye ve tüm Fransa yöneticilerinin muğlâk beyinlerine sinmiştir.
Fransa’nın Cezayir katliamından sonra yakın tarihimizde görülmüştür ki, Kurtuluş savaşı yıllarında Fransızlar Adana, Maraş, Hatay ve yöresini işgal için hazırlık yaparken, Fransız askerleri kendi elbiselerini Ermenilere giydirerek işgal için Adana ve yöresine göndermişlerdir. Bu ve benzeri olaylar göstermiştir ki, Fransa Ermenileri yakın tarihte hep kullanmıştır.
Ermenilerin Türk milletine saldırılarına ve onların sözde soykırım taleplerine ise sahip çıkmış öncülük etmiştir. Örneğin 2.Abdülhamite kızıl Sultan diyen de bir Fransız tarihçidir.
Fransa Türk düşmanlığını Ermeni sözde soykırımı palavrasıyla veya Ermeni kartıyla ortaya çıkartmaktadır. AB entegrasyonu bahanesiyle asıl olan Türkiye’nin siyasal, ekonomik, dinsel ve etnik çözülümünü hızlandırmak, istikrarsız veya kendilerine biat etmiş istikrarlı gösterilen bir yönetime demokratikleşme adı altında tavizler verilmesini sağlamaktır.
Aksi halde şanlı ecdadımızın ve sevgili Peygamberimizin sevgisine nail olmuş milletimizin geçmişinde ve bugününde ihanet yoktur. Sömürgecilik hiç olmamıştır. Soykırım yapılmamıştır. Tarihin sayfaları bilim dünyasına açılmış bu konuda dünyayla yüzleşmeye hazır olduğumuz ilim camiası tarafından ifade edilmiştir. Hâlbuki kendi karanlık tarihlerinin içine gömülmüş kanlı eller, engizisyon meclislerinde batı demokrasisini aklamak için havaya kaldırılması bir anlam ifade etmemektedir” dedi..
|