Çevre içinde yaşadığımız ve her türlü faaliyetlerimizin sürdürüldüğü ortamdır.
2011-06-05 - 13:25
5 Haziran 2011 Dünya Çevre Gününü Kutlarken
MERSİNDE ÇEVRE SORUNLARI
Prof.Dr. Halil KUMBUR
ME.Ü. Mühendislik Fakültesi
Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi
Çevre içinde yaşadığımız ve her türlü faaliyetlerimizin sürdürüldüğü ortamdır.
Çevre ve insan hakları 21. yüzyılın yükselen değerleridir. Bu nedenle içinde yaşadığımız çevrenin başkalarına da ait olduğunu bilmek ve korumak zorundayız.
Çevre Sorunlarının; Ekolojik, teknolojik, ekonomik, politik, katılımcılık yönleri vardır.
5 halkadan oluşan bu zincirin halkalarından birindeki sorun diğerini etkilemektedir.
Çevre sorunlarının çözümünde katılımcılık son derece önemlidir.
Bir proje veya hizmetten yaralanan insanların katılımını sağlamadığınız sürece projenin önemi anlaşılmaz ve yaşatılması çok zordur. Çevre Sorunlarının Çözümüne; Sorundan etkilenenlerin katılımının sağlanması, ekonomiyi ve politikaları da olumlu yönde etkilemektedir.Ayrıca sorunun çözümü kolaylaşmakta ve kısalmaktadır.
Bu nedenle yöneticilerimizin ve özellikle Yerel Yöneticilerimizin şeffaf ve Katılımcılık esasına dayanan Yönetim Anlayışı Sergilemeleri Önemlidir.Bu ise Toplumda ve yöneticilerdeki uzlaşma kültürüne bağlıdır.
5 Haziran 2009 Tarihi ile Mersin’de çevre sorunlarına baktığımızda;
Mersin; tarım, ticaret, turizm,sanayi, ulaşım, lojistik,serbest bölgesi ve limanı ile Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun önemli bir ticaret merkezidir.Yoğun nufus hareketleri ve sektörel faaliyetler sonucunda önemli çevre sorunları da meydana gelmiştir.
Su havzalarının korunması, kaliteli su temini, şebeke su kaçakları, su maliyetlerinin yüksek olması, sulama suyu, alt yapı- kanalizasyon, atıksu, katı atık-çöp, toprak kirliliği, hava kirliliği, görüntü-gürültü kirliliği, çarpık yapılaşma, tarım ilaçları (pestisit) - gübre kullanımı, sinekle mücadele, erozyon, yaylalıklardaki sorunlar gibi önemli çevre sorunlarımız bulunmaktadır.
İçme ve Kullanma Suyu Sorunları:Yıllık 7.3 milyar m3 su potansiyelimizin yeteri kadar planlı –programlı kullanıldığını söylemek zordur. Su kaynaklarımızın kalitesi ve potansiyeli her geçen gün azalmaktadır. Belediyelerimizin büyük çoğunluğunda kaliteli su temini ve şebeke hatlarında % 50-60 oranında su kaçakları ile ilgili sorunlar yaşanmaktadır.Ancak üretilen suyun %30-40’ı fatura edilebiliyor. Özellikle Mersin Kent Merkezinde yapılan yatırımlar için alınan kredilerin geri ödemesi nedeniyle ( MESKİ’nin Atıksu arıtma tesisi ve içme suyu projelerinin rehabilitasyonu için aldığı dış kaynaklı krediler vb.) önümüzdeki yıllar su fiyatları daha da yükselecektir. .Bu nedenle su kaçaklarının azaltılması ve maliyet analizlerinin iyi yapılması gerekmektedir.
Türkiye su zengini bir ülke değil.Türkiye’de kişi başına yıllık yaklaşık 1467 metreküp su düşüyor. Ancak rakama bakıp aldanmayın. Çünkü Türkiye, ‘su yoksulluğu’ sınırının sadece 467 metreküp üzerinde. Su kaynaklarımızın hızla azaldığı dikkate alındığında bu rakamların pek de büyük olmadığı bir gerçektir.( Su yoksulluk sınırı 1000m3/kişi.yıl)
Atıksu ve Arıtma Tesisi Sorunları: Belediyelerimizin çoğunda atık su arıtma tesisi yoktur. Özellikle Mersin-Anamur kıyı yerleşim yerlerimizdeki tatil siteleri ve Belediyelerin altyapı- kanalizasyon ve atıksu sorunlarını bir an önce çözmesi gerekmektedir. Mevcut Atıksu arıtma tesislerinin de bakım ve kontrolünün düzenli olarak yapılması gerekir.
Sulama Suyu Sorunları: Mersin İl genelinde özellikle sahillerde bulunan verimli tarım arazileri; kısa,orta ve uzun vadeli yerleşim planları iyi yapılmadığı için, hiçbir alt yapısı olmayan, yılın 9-10 ayında boş kalan, gecekondudan farksız fakat tapulu tatil sitelerine dönüşmüştür. Mevcut tarım daha çok 400-1000 m rakımında Toros Dağlarının eteklerindeki 3.4.sınıf tarım alanlarında yapılmaktadır. Bu nedenle mevcut sulama suyu projeleri yetersiz kalmakta ve sulama suyu maliyetleri çok yüksek olmaktadır. Acilen bu bölgelerin su ihtiyacını karşılayacak ekonomik projeler ( Göletler, Barajlar vb.) yapılmalıdır. Ayrıca su tasarrufu ve maliyetlerin düşülmesi için salma sulama sisteminden damlama sulama sistemine geçilmelidir.Bu konuda çiftçilerimiz bilgilendirilmeli ve projelerine maddi destek, teşvik sağlanmalıdır.
Su havzalarımız çok iyi korunmalıdır.
Katı Atık Sorunları: Mersin de Belediyelerimiz çoğunluğunda düzenli katı atık deponi alanları yoktur.Çöpler gelişigüzel vahşi depolama şeklinde Hazine ve Orman arazilerine dökülmektedir. Bu durum ciddi çevre sorunlarına neden olmaktadır. Katı atık sorunlarının çözümü ve belirli bir bölgedeki çöpleri toplayarak ekonomik olarak değerlendirebilmek için havza bazında çözüm Birlikler halinde yönetim modellerine geçilmelidir.
Kentimizde ayrıca; toprak kirliliği, hava kirliliği, görüntü-gürültü kirliliği, çarpık yapılaşma, tarım ilaçları (pestisit) - gübre kullanımı, sinekle mücadele, erozyon, yaylalıklardaki sorunlar gibi önemli çevre sorunlarımız bulunmaktadır
Çevrenin korunmasında çevre bilinci önemlidir. Toplumda ve özellikle gençlerimiz de çevre bilincini bir yaşam ve davranış şekli haline getirmek zorundayız. Bu konuda eğitim-öğretim çalışmalarını hızlandırmalı ve yaygınlaştırmalıyız.
Dünyada yaklaşık iki milyar kişi susuzluk tehlikesi ile karşı karşıyadır.Kalitesiz su kullanımı sonucunda Dünyada da günde 25 000-30 000 kişi ölmektedir.
Mersinde hala susuz ve suyu yetersiz köylerimiz bulunmaktadır
Tasarrufa yönelik projelere önem verilmeliyiz. İsraf etmemenin kazanmak olduğu unutulmamalıdır.
Doğal kaynaklarımızın sınırlı olması nedeni ile geri dönüşüm ve kazanım projelerine önem verilmelidir.
Hazırlanan projelerin ekonomik, kalıcı ve kısa süreli olabilmesi için devlet, belediye,özel sektör kaynaklarının yanında projeden hizmet alanların da katılımı mutlaka sağlanmalıdır.
Çevre ve Yerel Sorunlarımızın, yerel çabalarla yerinde, ortaklaşa çözümlenmesini özendirmeliyiz.
Bütün bu sorunların çözümlenmesinde; toplumun bütün bireylerine, sivil toplum kuruluşlarımıza , meslek odalarımıza, Mersin’nin Kanaat Önderlerine, kamu-özel sektöre, kentte yaşayan kişinin doğumundan-ölümüne kadar yaşamının her safhasında yeri ve görevi olan yerel yöneticiler başta olmak üzere bütün yöneticilerimize, mülki amirlerimize, siyasal iktidarlara, basınımıza önemli görevler düşmektedir.
Her türlü çevre sorunlarından uzak sağlıklı,mutlu,huzurlu bir çevrede yaşamak, insanlarda çevre bilincinin oluşması ve çevrenin korunması ile mümkündür
Mersin’nin; tarım, ticaret, turizm, kültür, sanayi, lojistik vb. gibi sektörel özellikleri ve potansiyelinin ön plana çıkarılması, tanıtılması ve Dünya kenti Mersin olabilmesi ancak yaşanabilir sağlıklı, mutlu, temiz bir çevre ile mümkündür.
|